İSTANBUL'U KAZANMAK

1/05/2016

          The Topkapi Palace on Sarayburnu or Seraglio Point with a ferry and the banks of the Golden Horn in the foreground, Istanbul Turkey.:       

Bu güzel şehirle her gün kucaklaşıyoruz. Bazen aklımızı başımızdan alan yanlarıyla memnun bazen de stres ve yorgunluk veren yanlarıyla mutsuz olarak... Oysa İstanbul ruhu olan bir şehir. Belki biraz nazlı ama bencil değil. "İstanbul'da yaşanmaz artık!" söyleminde kendimize yönelik de bir durum değerlendirmesi yapıyor muyuz?

Eminim trafiğe çıkan herkes, son aylarda iyice kördüğüme dönen yollarda zor saatler geçirmekten yakınıyor.Kentsel dönüşüm ve yeni projelerle sokak aralarının da inşaat şantiyesi haline gelmesi, hafriyat kamyonlarının doldurduğu caddelerin günün en sakin saatlerinde bile tıkanması artık alıştığımız görüntüler oldu. Projeler bittikten sonra daha da yükselen binalardan mevcut trafiğe çıkacak fazladan araçlar ve bu yoğunluğa yetersiz kalan yollar ise çözülmesi gereken ayrı bir problem.2016-01-05 21.34.50.png görüntüleniyor2016-01-05 21.34.50.png görüntüleniyor

2016-01-05 21.34.50.png görüntüleniyor
İstanbul'un-Düğümü-Trafik

Trafikte sık sık "buradan çıkış yok" paranoyasına kapılıyorsak, bunun üzerinde el birliği ile düşünmeliyiz. "İstanbul seni kaybetmek istemiyorum." diyenler çözüm üretecek ve paylaşacak. Sorun aynı ama akıl akıldan üstündür, öyleyse bu ses duyulsun, lafta kalmasın ve artık birileri bu konuya ciddi bir el atsın.
Bu konuda benim aklımdan geçenler:
*Kentsel dönüşüm projeleri, ilçe/mahalle bazında yeniden düzenlenebilir. Bir mahallede aynı anda devam edecek proje sayısında sınırlama, hafriyat ve inşaat kamyonlarının günün belirli saatlerinde çalışması gerektiğine değin bir dizi düzenleme yapılabilir. Belki yapılıyordur, o zaman kontrolünün sağlanması gerekli sanırım.
*Sabah ve akşam saatlerinde artan trafik yoğunluğunu rahatlatmak için; okulların ders başlama ve bitiş saatlerinde mesai saatleri ile çakışmayacak şekilde geçici düzenlemeler yapılabilir. Trafiğe çıkan servis aracı sayısı düşünüldüğünde en azından denemeye değer bir uygulama olabilir.
*Sosyal medyayı aktif kullananlar "yalnız gitme arkadaşını/komşunu da al!" dese, bu kadar etkileşim halinde olan milyonlardan hiç mi ses gelmez?
*Mobil trafik denetim ekipleri arttırılsın, zaten trafik yoğun bir de -kural tanımazl grupları- ile savaşmayalım.

Kent içi ulaşım yolları revize edilip, yeni ve büyük projelerin altyapı çalışmaları ile eşleştirilene kadar epey bir yorulacağız. Ben, "İstanbul seni kaybetmek istemiyorum." diyorum. Yoksa, dünyada trafik sıkışıklığında 1.sıraya yükselen İstanbul için artık çok mu geç?

You Might Also Like

0 yorum

Popular Posts

Like us on Facebook